TANER’İN DÜNYASI

Gecenin grisinde üşür mü yıldızlar, 

Sabaha elveda diyen gece ağlar mı ardından

Aşka dalar ervahım uyanır mı hülyadan

İlk bakıştaki gözler ıslak mı, 

Tuzu yakar kavurur mu sevdadan. 

Ne zalim elemdir tınısı ezelden. 

Gülümser uzaktan masumca

Gelince alır seni bedenden.

Anlamaz ecel bile şaşırır 

Can gider bu faniden. 

Ateşlerde yanmakta cennet. 

Aşk seni bulursa tez elden… 

Dalarım hülya ya bir misali bilinmeze 

Sandal da gezgin gölünde oltasını bekleyene

Takılmış nafile kurtulamaz ki sen deki hayale

Fırtına kapılmış yele Bilmez ki yel kaptırmış kendini sele 

Ne bilinmeze , ne hayale, ne yele, ne de sele

Bunu bilir bunu söylerim vermem seni kimseye ama hiç kimseye…

Sendeki gözler o gözler ki ala sanki bir çift kelepçe 

Halkası acıtır canımı sıkar hafifçe.

Masumca kovalar, İzleri kalmış mazide

Attığın bakışın sanki hançer 

İşlemesi yakut, Elması nazende…

 Usulca, acıtmaz da saplanır da hissetmez

Beden ruh ta, ruh bedende seyrüseferde…. 

Aşka gelenin yâri güzeldir güzel kendine

Dudaklarda gülümseme tatlı huzur sahibine 

Derinde, pusulasız dümensiz bir yolculuk yürekte

İki çizgi belirir yâri m gülünce 

Bu gönül sığmaz taşar 

Dökülür çağlar bu bedende.

Bu cefa çekilir dert değil 

Devası bulunur mu derde, Yaradan a kulum ama

Dermanı da! merhemi de! sendedir sende

Yakamozu siyaha bürünmüş, küskün yıldızlar, sessiz seherde

Başına buyruk! Emir almaz, dinlemez kelam, isyanlarda bir köle.

Zaman sensiz senelerden, Seninleyken saniyeden, 

Bir bilinmez kestirmeden…

Yar acıtırsa anlarım suskunca çağlar hissettirmeden

Merhemi yarada, Derdi dermanda, 

İzi kalır gitmez bedenden

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: